Yazın son günlerine yaklaştığımıza bakmayın. Ekim’e dek devam edecek bu fenalık geçirten sıcaklar. Akşamüzerine kadar sıcaktan dışarıya çıkamadığımız, geceleri ise vantilatör veya klimanın altında kollarımızı aça aça yattığımız bugünler için en güzel aktivite serin evlerde film izlemek.

Bu aylarda hafif hafif, felsefiklikten uzak, mümkünse light filmler seçmeli. Light derken romantik olması gerekiyormuş gibi anlaşılmasın, durumun melankoliklik ile hiç ilgisi yok. Sadece rahat filmlerden bahsediyoruz, şöyle hafif bir rüzgar esintisi gibi. Anladınız? Hah işte o.


1. Im Juli

im_juli
Öğrencileriyle yakın ilişki kurma konusunda isteksiz davranan Daniel’in başrolde yer aldığı, kendi dünyasına gömülü genç bir öğretmenin sevimli hikayesini konu alan bir film. Sevimli deyince, konusuz ve basit bir film hayal ettiyseniz ve Im Juli’den soğuduysanız yanıldınız. Bahsettiğimiz film tam aksine güzel kafaların, hafif sarhoş hallerin bir yansıması ve tatlılığında.

Sıradan ve düz bir hayat süren kahramanımız Daniel’e geri dönecek olursak, kendisi hikayemizin diğer önemli karakteri Juli ile tanışır ve tabir-i caizse hayatı değişir. Tanıştığı kadının ardından yaşamının yeni bir yön alabileceğine inanan bıkkın öğretmenimiz hiç belli etmese de fallara inanıyor ve baktırdığı bir falın peşine düşebiliyor. Baktırdığı falda yakında hayatının aşkı ile karşılaşacağını öğrenen Daniel, bu aşkı kısa sürede bulur.

Daniel’in hayatının aşkının ismi Melek’tir. Ona sırılsıklam aşık olur ve peşinden Türkiye’ye gitmeye karar verir. Juli ise Daniel’in peşindedir ve birlikte bir dolu süpriz ve tesadüflerle dolu keyifli bir yolculuğa çıkarlar. Sizi serin koltuğunuzdan kaldırıp tatile çıkartmaya sürükleyecek Im Juli, Fatih Akın’ın ikinci uzun metraj filmi. Masalsı, romantik, hüzünlü, heyecanlı gibi birçok karmaşık duygu ile tanımlayabileceğimiz filmi bir an önce ‘izlenecekler’ listenize eklemenizi öneririz.


2. Vicky Cristina Barcelona

vicky-cristina-barcelona-vicky-cristina-barcelona-08-10-2008-05-09-2008-13-g
Sıradaki filmimiz sanatçı ruhlulara ve sanatseverlere geliyor. Filmimiz Amerikalı Vicky ve Cristina’nın yolculuğunu konu alıyor. Çalışkan, sıkıcı, disiplinli ve tabii ki başaralı olan Vicky ile çılgın, sanatçı ruhlu, heyecanlı Christina İspanya’da unutamayacakları bir yaz tatiline çıkarlar.

Bu yaz tatilinin en güzel süprizi genç kızlarımızın heyecandan dizlerini titretecek karizmatiklikteki Juan’dır. Sanatçı, yaratıcı, karizmatik ve çekici Juan, Vicky’nin de Christina’nın da aklını başından alır. Juan’ın çılgın eski eşi de filmin ikinci yarısından sonra ağırlıkla yer alacaktır.

Zıt karakterler, kesişen fikirler ve çarpık ilişkiler bu filmi en güzel tanımlayan kelimeler. Woody Allen yönetmenliğindeki filmin oyuncu kadrosunda ise, sırf onlar var diye izlemek isteyeceğiniz isimler yer alıyor. Scarlett Johansson, Penélope Cruz, Javier Bardem, Rebecca Hall başrollerindeki filmi hala izlemediyseniz ‘daha ne duruyorsunuz?’ diyoruz.


3. Begin Again

o-begin-again-trailer-facebook
Bu film kime göre derseniz, hayallerinin peşinden gitmeyi sevenlere göre cevabını alacaksınız. Hayallerini New York’ta gerçekleştirmek isteyen Gretta filmimizin ana karakteri. Sevgilisinden ayrılmasıyla hayatı bir anda değişen baş rolümüz, tam mutlu olmak üzereyken tek başına kalır.

Tam ne yapacağım derdine düşmüşken şans eseri tanıştığı bir yapımcı sayesinde kaderine meydan okur. Başrollerinde Keira Knightley, Mark Ruffalo, Catherine Keener, Hailee Steinfeld, Mos Def’in yer aldığı 2013 ABD yapımlı filmin dram, romantik, müzikal kategorilerine girdiği söylenebilir. Bol müzikli, çok sesli filmler seviyorum diyorsanız sizi buraya alalım.

Sakin ritmiyle su gibi akan, yönetmen koltuğunda John Carney’in yer aldığı film, keyifli bir akşam geçirmeniz için birebir. Samimi bir film, başarılı oyunculuklar ve güzel müzik arıyorsanız çoktan Begin Again’i Google’lamaya başladığınızı düşünüyoruz.


4. Cash Back

4vetvhvcofcevx1xo0wght5h96q
Acı veren bir ayrılık ile başlayan film dramatik bir çizgide devam etmiyor merak etmeyin. Hep bir ressam olmayı isteyen Ben Willis hüzünlü bir ayrılığın sonrasında uykusuzluk çekmektedir. Aklını başka şeylerle meşgul etmek ve boş zamanını değerlendirmek için bir süpermarketin gece vardiyasında çalışmaya başlar. Uyku uyumak nedir unutan kahramanımız enteresan bir serüvene sürüklenir.

Sekiz saatlik sıkıcı mesai ile baş etmek için, iş arkadaşlarının her biri “zaman takası” adlı sanatta kendilerini geliştirmiştir. Zaman takası; uzun ve sıkıcı saatleri kendi lehlerine yönetebildikleri çalışmayı bir oyuna dönüştürebildikleri bir tekniktir.

Bu markette en büyük düşman saattir. Saate baktıkça zamanın daha yavaş aktığını söyleyen çalışanlar, olabildiğince saate bakmadan çalışmaya çabalarlar. Saatlerin çabuk geçmesini sağlamak için Ben’in izlediği yol ise zamanı durdurmaktır. Bu yolla çevresindeki birçok güzelliğin farkına varan Ben’in ilgisini, özellikle kasiyer Sharon çekecektir. Aşk, kalp kırıklığı, kadın-erkek ilişkileri ve zaman üzerine eğlenceli bir komedi olarak ifade edebileceğimiz filmin yönetmeni; Sean Ellis. Zaman konusunda problem yaşadığınız bir işiniz varsa bu film ilginizi çekecektir.


5. Little Miss Sunshine

little-miss-sunshine-2006-07-g
Bu gece gülümseyerek bir film izlemek istiyorsanız, o zaman sizi mutlu edecek filmin ne olduğunu biliyoruz. Hoover ailesinin eğlenceli hikayesini konu alan Little Miss Sunshine; umut kırıntısıyla yaşamayı, o kırıntıyı büyük hayallere ve başarılara dönüştürmeyi sevenlerin filmi. Karamsarlar da fikir değiştirmek isterlerse, önerimizi dikkate alabilirler zira bu film bu konuda bir hayli iddialı.

Hoover ailesi bir Volswagen minübüse doluşup ailelerinin en küçük bireyinin hayalini gerçekleştirmek için California’ya doğru yola çıkarlar. Üç günlük traji komik bir yolculuk geçirirler. Bol bol kahkaha atıp beklenmedik anlarda da hüzünlenebileceğiniz filmin yönetmenleri ise Jonathan Dayton ve Valerie Faris.
Sürprizlerle ve aile fertlerin hayal bile edemeyeceği bir sonla tamamlanacak olan film hakkında daha fazla ipucu vermemeyi tercih ediyor ve sizi sempatik bir film seyretmeye davet ediyoruz. Bilinen kuralların dışına çıkan bir Amerikan yol komedisi izlemek isterseniz, daha fazla beklemeyip film izleme koltuğunuzu ayarlayın deriz.


6. Eat Pray Love

925419 - EAT PRAY LOVE
Bu yazıyı okuyan genç yazarlar Eat Pray Love’ın fazlasıyla ilginizi çekeceğini düşünüyoruz. New York’ta yaşayan yazar Elizabeth’in hikayesini konu alan film sizi ani kararlar için cesaretlendirebilir, bizden söylemesi. İdealist yazarımız bir gecede boşanma kararı alır, tabii ki bir birikimin ve bıkkınlığın sonucudur bu karar. Ardından David Piccolo isminde birine aşık olmayı dener ama başarılı olamaz, daha önceden Bali’ye yaptığı bir ziyarette tanıştığı ‘iyileştirici’ lakaplı Ketut’un kehaneti üzerine üç bölümden oluşan bir seyahate çıkar. Bu seyahat hayatını değiştirir.

Yemek, dua etmek ve sevmek olarak üç bölüme ayrılan bu seyahatin ilk durağı yemek ve makarnaları ile meşhur olan Roma’dır. Bir an önce valizinizi toplayıp, Roma’ya uçak bileti almanıza sebep olacak film birbirinden etkileyici ve estetik sahnelerle dolu. Kahramanımız Roma’nın ardından Hindistan’a gider ve Richard ile tanışır. Hindistan’dan önceki hayatında yaptığı hataların verdiği suçluluk duygusuyla, hayata pek de iyi bakmayan Richard, Elizabeth’e kendini affetmenin mümkün olduğunu öğretir. Richard ile yollarını ayıran Elizabeth son durağı olan Bali’ye, kehaneti yapan iyileştirici ile görüşmeye gider. Bali’de Felipe ile tanışır. Felipe ile aralarında bir aşk bağı oluşur. Beraber Amerika’ya gittiklerinde ise Felipe’nin sınır dışı edilmesi olayların gidişatını değiştirir. Kahramanımız ya Felipe ile evlenecektir ya da onu bir daha görmemeyi göze almak zorundadır.


7. 500 Days of Summer

500-days-of-summer-3
Marc Webb tarafından yönetilen 2009 ABD yapımı 500 Days of Summer; aşkta mutluluğu yakalayamamışlara umut vaadeder nitelikte bir film. Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Hikayemizin kahramanı Tom, Summer’a ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Bir nevi filmin ‘ıssız kadın’ rolünü üstlenen Summer aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlamasına da izin verir.

Birlikte eğlenceli ve dinamik bir ilişki yaşamaya başlayan çift, Summer’ın aşka inanmaması sebebiyle mutsuz bir sonra doğru sürüklenecektir. Film doğrusal olmayan bir kurguya sahip; Tom ve Summer’ın 500 gün süren ilişkilerinden kesitleri atlayarak gösteriliyor. Bu özet filmdeki olayların kronolojik bir versiyonu niteliğinde. Bu film de bizden platonik aşıklara ve aşkına karşılık bulamayanlara gelsin.


8. Her Şey Çok Güzel Olacak

maxresdefault
Listeye bir de Türk filmi eklemezsek ayıp olur. Film; Cem Yılmaz ve Mazhar Alanson’un sorunlu abi kardeş ilişkisini konu alıyor. Kah tebessüm edip mutlulukta, kah hüzünlenerek, en çok da bol bol gülerek izleyeceğiniz film Türk sinemasının unutulmaz yapıtlarından biri. Abi rolünde karşımıza çıkan Altan, gereksiz yere karıştığı bir kavga sırasında üç yıldır görmediği kardeşi Nuri ile karşılaşır. Bu rastlantı; aradan geçen bunca zamandan sonra bu iki kardeş için sürpriz olur. Birbirleriyle tamamen zıt iki karakteri simgeleyen bu kardeşler birlikte çılgın serüvenlere atılırlar.

Ömer Vargı’nın yönetmenliğini yaptığı ve Cem Yılmaz ile birlikte yazdığı filmde bir de bonus olarak Özlem Tekin yer alıyor. Kader Altan ve Nuri’nin başını hep tehlikeli maceralara sürer. Her şeyin çok güzel olacağını zanneden ikili maceralar peşinde beraber ağlar , beraber güler. Siz de bir yandan ağlamak bir yandan da gülmek için bu filmi tekrar tekrar izlemelisiniz.


9. Moonrise Kingdom

tumblr_mc7v8n9ryc1qkl8xpo1_1280
Listemizde bir Wes Anderson filminin eksikliğini hissetmenizi istemezdik tabii. Hafif, yumuşak, rahat bir film demişken Moonrise Kingdom’dan da bahsetmeden olmaz. Wes Anderson ve Roman Coppola’nın birlikte yazdığı film, küçük bir kasabadan kaçan genç aşıkları ve onları bulmak için seferber olan kasaba halkının maceralarını anlatıyor.
50 sene öncesinde geçen film bir kasabada birbirine aşık iki gencin kaçması sonrasında başta kasabanın şerifi olmak üzere tüm kasaba sakinlerinin onları aramaya çıkmasını konu alıyor. Özgün üslubuyla aile komedileri anlatan Wes Anderson bu filmde de sıradışı tarzından ödün vermiyor. Oyuncu kadrosuyla da dikkat çeken film; Bill Murray, Bruce Willis, Edward Norton, Frances McDormand, Tilda Swinton gibi isimleri ağırlıyor.


10. Listen Up Philip

listen-up-philip
Yazarlar size önerebileceğimiz bir film daha var. Türkiye’deki yazarların sorunlarıyla boy ölçüşemese de Listen Up Philip, genç bir yazarın yaşadığı zorluklara değinen bir film. Philip ikinci romanın basılmasını beklerken sinir harbi yaşayan bir yazardır. Yayıncısıyla romanın promosyonu konusunda bir türlü anlaşamazlar. Aynı zamanda yaşadığı yerdeki bitmek bilmez gürültü ve kalabalıktan şikayetçidir ve sevgilisiyle arasındaki ilişkinin sorunları ise ayrı bir derttir. Philip uzak ve sakin bir yerde tatile çıkıp hayalini kurduğu huzuru bulmaya karar verir. Burada en sevdiği şey olan ‘kendine’ vakit ayırmaya çalışacaktır. Alex Ross Perry’nin senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği filmin baş rollerinde Jason Schwartzman, Elisabeth Moss ve Jonathan Pryce bulunuyor.


11. Love is Strange

love-is-strange-review
Romantizm arayanlara geliyor bu filmimiz; 39 yılın ardından işlerinden ayrılan ve bu yüzden de yaşadıkları şehri terk etmek zorunda kalarak New York’ta bir apartmana yerleşen eşcinsel bir çiftin öyküsü anlatılıyor.
39 yıllık beraberliklerinin ardından, evlilik kanunundaki değişimden faydalanan Ben ve George nihayet evlenmeye karar verirler. Fakat balayından döndüklerinde onları çok tatsız bir sürprizin beklediğini görürler. Ben, uzun yıllardır çalıştığı Katolik okulundan çıkartılır ve bu beklenmedik gelişme, ikilinin hayatını olumsuz yönde etkiler. Bu işten çıkartılmanın ardında ne yazıkki cinsel tercihler karşısındaki tabular yer almaktadır. Ben ve George’un artık Chelsea’deki küçük apartman dairelerinde yaşamaya imkanları da kalmaz. Bu çetin yaşam şartları altında ikilinin sevgisi bir kere daha sınanır.

Filmin hem yönetmenliğini üstlenen hem de senaryosunda kalem oynatan Ira Sachsi öyküyü Mauricio Zacharias ile birlikte hayata geçiriyor. Filmin oyuncu kadrosunda; John Lithgow, Alfred Molina ve Marisa Tomei yer alıyor.


Hazırlayan: Gamze Öztürk
Reklamlar